Bakırköy Renkli Ultrason Görüntüleme Merkezi İletişim 09:00 - 18:00:: 0 (212) 466 33 02 - 0 (212) 466 33 03 -  0(553) 889 3303 - Dr. Ersen Alp ÖZBALCI Randevu için 7/24: 0850 433 4261

Yasal Uyarı! Sitemizde yer alan yazılar ve bilgiler eğitim amaçlı olup herhangi bir şekilde tıbbı önerme amaçlı değildir. Devamını oku

SAĞLIK BAKANLIĞI TALİMATLARI GEREĞİ COVİD19 ŞÜPHELİ OLGULAR KABUL EDİLMEMEKTEDİR.

Bir tık ile arayın
0 (212) 466 33 02 0 (212) 466 33 03 0 (553) 889 33 03
 WhatsApp

RENKLİ ULTRASON
BİYOPSİ İŞLEMLERİ
EMAR 
TOMOGRAFİ
MAMOGRAFİ

Bakırköy İstanbul

Randevu için

Doktor ismine tıklayın Dr. Ersen Alp ÖZBALCI
Dr. Ayşe Ahsen BAKAN

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri, meme hücrelerinden köken alan kötü huylu tümördür. Kötü huylu tümör, kanser hücrelerinin oluşturduğu bir grup olup çevre dokulara ve vücudun uzak bölgelerine yayılır. Meme kanseri hemen daima kadınlarda görülüyorsa da erkeklerde de olabilmektedir.

Normal Meme

Meme kanserini anlamak için memenin normal yapısı ile ilgili temel bilgileri öğrenmek yardımcı olacaktır.

Meme lobüllerden (süt üreten bez dokusu), kanallardan (lobüllerden meme başına sütü taşıyan ince kanallar)ve stromadan (lobül ve kanalları çevreleyen yağ ve destek dokusu, kan damarları, lenfatikler)oluşur.

Meme kanserlerinin çoğu kanalları döşeyen hücrelerden ( duktal karsinom), bazıları lobüllerde ki hücrelerden (lobüler karsinom), çok azı da diğer hücrelerden köken alır.

Memenin lenfatik sistemi

Memenin lenf sitemini anlamak çok önemlidir çünkü meme kanserinin yayılması için tek yoldur.  Bu sistemin birkaç parçası bulunmaktadır.

Lenf nodları birbirlerine lenf damarları ile bağlı olan, bağışıklık sistemi hücrelerinin(enfeksiyonlarla mücadelede önemli olan hücreler) bir araya gelerek oluşturduğu, fasulye şeklinde yapılardır. Lenfatik damarlar, küçük toplar damarlara benzerler ancak kan yerine berrak bir sıvı olan lenf sıvısını memeden dışarıya doğru taşırlar. Meme kanseri hücreleri, lenfatik damarlara girerek lenf bezleri içerisinde çoğalmaya başlarlar.

Lenfatik damarların çoğu koltuk altındaki( aksiller lenf nodları)lenf nodlarına bağlanır. Bazı lenf damarları göğüs kafesi içindeki ( internal mammarian lenf nodları) bazıları da köprücük kemiği altında veya üstündeki lenf nodlarına bağlanır.

Eğer kanser hücreleri lenf nodlarına yayıldıysa kan dolaşımına karışarak vücudun diğer bölgelerine (Metastaz) yayılma olasılığı da artacaktır. Kanser hücresi içeren daha çok lenf nodu varlığında diğer organlarda da kanser hücresi bulma olasılığı daha da artacaktır. Bu nedenle bir ya da birkaç lenf nodunda kanser hücresi bulunması tedavi planını sıklıkla değiştirmektedir. Ancak bu durum lenf bezlerinde kanser hücresi bulunan kadınlarda metastaz olmayacağı anlamına gelmediği gibi lenf nodlarında kanser hücresi olmayan kadınlarda da uzak metastazlar olmayacağı anlamına da gelmemektedir.

Benign (iyi huylu) meme kitleleri

Meme kitlelerinin büyük çoğunluğu kanser değildir(Benign). Yine de bazı kitlelere biyopsi yaparak( örnek alarak mikroskop altında incelemek) kanser olmadıklarını kanıtlamak gerekir.

Fibrozis ve kistler

Kitlelerin çoğuna fibrozis ve/veya kistlerin neden olduğu bilinmektedir. Bu durum bir çok kadının yaşamlarında karşılarına çıkabilen iyi huylu değişikliklerdir (Bu durum fibrokistik değişiklikler olarak adlandırılabilir. Eskiden fibrokistik hastalık ismi verilirdi). Fibrozis yara dokusu benzeri(fibröz) bir oluşum, kistlerde sıvı dolu keseciklerdir. Bu durumlar sıklıkla doktorunuz tarafından, meme kitleleri, memede şişme, gerginlik ya da ağrı gibi bulgular sayesinde tanınırlar. Bu bulgular menstrüel periyot (adet dönemi) öncesinde artmaya meyillidir. Memeler sanki kitleler varmış gibi hissedilir ve meme başından berrak ya da hafif bulanık bir akıntı gelebilir.

Fibroadenom ve intraduktal papillom

Benign meme tümörleri (fibroadenom ya da intraduktal papillom) anormal büyümüş dokulardır. Kanser olmayıp meme dışı diğer organlara yayılmazlar. Hayatı tehdit etmezler.

Bazı benign durumlar önemlidir çünkü bu durumlarda meme kanseri gelişmesi açısından artmış risk söz konusudur. Daha fazla bilgi için ‘’ meme kanseri risk faktörleri’’ ve ‘’ kanser olmayan meme hastalıkları’’ isimli makaleleri inceleyebilirsiniz.

Genel Meme Kanseri Terimleri

Meme kanseri tanımlamasında kullanılan bazı tanımlar şunlardır.

Karsinoma

Bu terim meme gibi organların epitelyal hücrelerinde(organ iç kısmını döşeyen hücreler) başlayan kanserleri tanımlar. Hemen hemen tüm meme kanserleri karsinomdur (Duktal ya da lobuler karsinom).

Adenokarsinom

Glanduler dokudan (bir ürün üretip salgılayan organlar) başlayan karsinomlara verilen isimdir. Memenin lobülleri ve kanalları glanduler dokudur(süt üretirler). Bu bölgelerden başlayan kanserlere adenokarsinom adı da verilebilir.

Karsinoma in situ

Bu terim kanserin sadece başladığı hücre tabakasına sınırlı olduğu erken evre kanseri tanımlar. Meme kanserinde in situ, kanser hücrelerinin sadece kanalları döşeyen hücrelerde sınırlı kaldığını (duktal karsinoma in situ), memenin diğer yapılarına (invazyon) ya da diğer organlara (metastaz)yayılmadığını tanımlar. Memenin duktal karsinoma in situ hastalığı non-invaziv ya da pre-invaziv meme kanseri olarak da tanımlanabilir ve tedavi edilmezse invaziv meme kanseri gelişeceğine işaret eder.

Kanser hücreleri lobullerde sınırlıysa lobuler karsinoma in situ adını alır. Bu aslında gerçek bir kanser ya da pre-kanser(kanser öncesi) durum değildir.  ‘’meme kanseri risk faktörleri’’ isimli yazıda daha detaylı olarak değinilmiştir.

İnvaziv(infiltratif) karsinoma

Karsinoma in sit unun tersine kanserli hücrelerin başladıkları hücre tabakasından daha öteye büyüdüğünü geliştiğini tanımlamaktadır. Meme kanserlerini çoğu invaziv karsinomlardır. İnvaziv duktal karsinoma ya da invaziv lobuler karsinoma.

Sarkom

Sarkom, kas dokusu, yağ dokusu ya da kan damarları gibi destek dokularından (konnektif dokular) başlayan kanserlerdir. Meme sarkomları çok enderdir.

Meme Kanseri Tipleri

Birkaç meme kanseri tipi olmasına rağmen bazı tipler oldukça enderdir. Bazı vakalarda meme tümörü bu tiplerin karışımı ya da invaziv ve in situ kanser karışımı olabilir.

Duktal karsinoma in situ (DCIS)

Duktal karsinoma in situ( DCIS; intraduktal karsinom olarak da bilinir) non-invaziv (köken aldığı tabakadan ileri yayılmamış) ya da pre-invaziv(yayılmadan önce) meme kanseri olarak değerlendirilir. DCIS nun anlamı, kanalları döşeyen hücrelerin kanser hücrelerine benzer görünüme sahip olması demektir. DCIS ile invaziv meme kanseri arasında ki fark, DCIS’ da kanserli hücrelerin kanal duvarı içine veya duvar dışı meme dokularına ilerlememiş olmasıdır. DCIS pre-kanser olarak kabul edilmesine rağmen hangi olgularda kansere ilerlemenin olacağının hangi olgularda olmayacağının anlamanın kesin bir yolu yoktur.

Yeni tanı alan meme kanserlerinin yaklaşık 1/5 i DCIS dır. Bu erken evrede tanı alan kadınların hemen hemen hepsi tamamen tedavi edilmektedir.

Lobuler karsinoma in situ (LCIS)

Bu gerçek bir kanser ya da pre-kanser değildir ve ‘’Meme kanseri risk faktörleri’ başlığın altında tartışılmıştır.

İnvaziv(infiltratif) duktal karsinoma

En sık meme kanseri tipidir. İnvaziz duktal karsinoma (IDC) memenin süt kanallarından başlar. Kanal duvarını aşarak memenin yağ dokusu içerisine büyür. Bu noktada lenfatikler ya da kan damarları aracılığıyla vücudun diğer bölümlerine yayılabilir. İnvaziv meme kanserlerinin %80 i invaziv duktal karsinomdur.

İnvaziv (infiltratif)lobuler karsinom

İnvaziv lobuler karsinom süt üreten bezlerde başlar. İnvaziv duktal karsinom da olduğu gibi vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. İnvaziv meme kanserlerinin %10 u lobuler karsinomdur. İnvaziv lobuler karsinomum mamografide görülmesi invaziv duktal karsinoma oranla daha zor olabilmektedir.

Meme kanserinin ender tipleri

Enflamatuar meme kanseri:

Tüm meme kanserlerinin yaklaşık %1-3 ünü oluşturur. Sıklıkla tek bir kitle yoktur. Aksine meme cildi kırmızı ve sıcak hale gelir. Kalınlaşır, portakal kabuğu gibi bir görünüme bürünür. Bu görünüm tümör hücreleri tarafından derinin lenfatik damarlarının tıkanmasına bağlı olarak oluşmaktadır. Etkilenmiş olan meme diğerine göre daha büyük, sıkı, gergin ve kaşıntılıdır.

Erken evrelerde bu tip kanser sıklıkla meme iltihabı sanılarak antibiyotiklerle tedavi edilmeye çalışılır. Bulgular kanser nedenli ise bu tedavi ile iyileşme sağlanmaz ve biyopsi yapılırsa kanser hücreleri görülür. Gerçek bir kitle olmadığı için mamografide herhangi bir bulgu vermez. Bu tip meme kanseri diğer tiplere göre daha saldırgan karakterdedir. Tedavi sonrası beklenen yaşam ve tedaviye cevap(prognoz) daha kötüdür. Bu tip kanser hakkında bilgi için’’ Enflamatuar meme kanseri’’ adlı makaleyi gözden geçiriniz.

Triple negatif meme kanseri (TNBC)

Bu tip meme kanseri, hücrelerinde östrojen ya da progesteron reseptörü bulunmayan veya yüzeylerinde HER2 proteini içermeyen kanserleri tanımlamaktadır ( Reseptörlerle ilgili detaylı bilgi için ‘’Meme kanseri tanısı nasıl konur?’’ isimli makaleyi gözden geçirebilirsiniz). İnvaziv meme kanserlerinin yaklaşık %15 i bu gruptandır. Bu tip meme kanserleri daha genç kadınlarda ve afrika kökenli amerikalılarda daha sıktır. TNBC ler diğer tip meme kanserlerinden daha saldırgan yapıdadır. Çünkü belirli reseptörlerin olmayışı etkili tedavilerin yapılmasına engel olmaktadır. Yine de kemoterapiler erken evrelerde bile kullanılmaktadır.

Meme başının Paget hastalığı:

Bu tip meme kanseri, kanallardan başlar ve meme başı-areola(meme başı etrafındaki koyu renkli halka) cildine yayılır. Tüm meme kanserlerinin %1 i kadardır. Meme başı ve areola derisi, kırmızı, pullanmış, kabuklanmış, yer yer kanamalı-sızıntılı görünümdedir.

Paget hastalığı hemen daima in situ ya da invaziv duktal karsinomla ilişkilidir. Tedavide mastektomi yapılır. Meme dokusunda kitle yoksa, biyopsi ya da operasyon materyali DCIS gösterdiyse prognoz çok mükemmeldir. İnvaziv kanser var ise prognoz o kadar iyi değildir. Ve evreleme yapılarak tedavi edilmelidir.

Phylloides tümör:

Bu çok ender meme tümörü memenin destek dokularında gelişir. Diğer bir ismi de cystosarcoma phylloidesdir. Bu tümörler büyük oranda iyi huylu olsa da arasıra malignite söz konusu olabilmektedir.

Benign phylloides tümörlerinde kitle çıkartılır. Malign tümörlerde ise kitle geniş bir meme dokusuyla birlikte çıkartılır ya da mastektomi uygulanır. Tedavide cerrahi genelde yeterlidir ancak diğer emme kanseri tiplerinde kullanılan ek tedaviler söz konusu olabilmektedir. Malign phylloides tümörü metastaz yaparsa yumuşak doku kanseri olan sarkomlara uygulanan kemoterapi uygulanmaktadır(Detaylar için, ‘’Sarkom, erişkin yumuşak doku kanseri’’ isimli makale gözden geçirilmelidir).

Anjiyosarkom:

Kan ya da lenf damarlarını döşeyen hücrelerden başlar ve memede çok ender görülür. Görülürse sıklıkla önceki radyoterapi nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Meme radyoterapisinin ender görülen bir komplikasyonudur ve terapiden 5-10 yıl sonra meydan gelmektedir. Anjiyosarkom cerrahi sonrası lenf nodu çıkartılması uygulandıysa gelişebilen lenfödemler sonrasında da kollarda gelişebilmektedir. Lenfödem için daha fazla bilgi ‘’ Meme kanseri nasıl tedavi edilir’’ başlıklı makalede yer almaktadır. Bu kanser tipi hızlı büyüme ve yayılmaya eğilimlidir. Tedavi diğer sarkomlar gibidir. detaylı bilgi ’ Sarkom, Erişkin yumuşak doku kanseri’’ isimli makalede yer almaktadır.

İnvaziv meme kanserinin özel tipleri

İnvaziv meme kanserinin alt tipleri bulunmaktadır. Mikroskop altında incelendikten sonra hücrelerin dizilişine göre isimlendirilebilirler.

Bazıları standart invaziv duktal karsinomdan daha iyi prognoza sahiptir. Bunlar

  • Adenoid kistik ya da adenokistik karsinom
  • Düşük dereceli (low grade) adenosquamous karsinom (Metaplastik karsinomun bir tipidir)
  • Medüller karsinom
  • Musinöz ya da kolloid karsinom
  • Papiller karsinom
  • Tübüler karsinom

Bazı alt tipler standart invaziv kanserle aynı ya da daha kötü prognoza sahiptir. Bunlar

  • Metaplastik karsinom (bir çok tipine spindle hücreli ve squamous tipleri de dahildir)
  • Mikropapiller karsinom
  • Miksed karsinoma ( İnvaziv duktal ve lobuler karsinom özelliklerini gösterir)

Tüm bu alt tipler standart invaziv duktal karsinom gibi tedavi edilirler.

Meme kanseri istatistikleri

Amerikalı kadınlarda cilt kanserinden sonra en sık kanser türüdür. Türkiye’ de ise yeterli istatistik olmamakla birlikte kadınlarda görülen en sık kanser olarak kabul edilmektedir. Amerikalı kadınların 1/8 inde (%12) invaziv meme kanseri beklentisi vardır.

Amerikan Kanser Derneği 2013’ de yaklaşık olarak 250.000 invaziv meme kanseri tanısı, 65.000 in situ kanser tanısı, meme kanserinden dolayı yaklaşık 40.000 ölüm tahmin etmektedir.

Meme kanseri yaklaşık 20 yıllık bir süreçte arttıktan sonra 2000 yılından itibaren düşmeye başlamıştır. 2002-2003 yılları arasında %7’ lik bir düşüş yaşanmıştır. Bu önemli düşüş menopoz sonrası hormon tedavisinin 2002 yılından sonra büyük oranda terk edilmesine bağlanmıştır. 2002 de yayınlanan bir çalışmada hormon tedavisinin meme kanseri ve kalp hastalıkları riskini arttırdığına işaret edilmiştir. Meme kanseri görülme sıklığı (insidansı)son yıllarda sabittir.

Meme kanseri kadınların kanserden ölüm nedenleri arasına akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Kadınlarda ölüme yol açma ihtimali yaklaşık %3 dür. Meme kanserinden ölüm oranları özellikle 50 yaş altında 1989 dan bu yana belirgin düşüş göstermektedir. Bu düşüşün nedeni, erken tanı, artmış bilgilenme ve gelişmiş tedavi nedeniyledir.

2013 itibarı ile Amerika’ da yaklaşık 3 milyon meme kanseri tanısı alıp tedavi olmuş hasta bulunmaktadır. Meme kanserinden kurtulma-tedavi olma oranları ‘’Meme kanseri nasıl evrelendirilir’’ adlı makalede tartışılmaktadır.

Dr. Ersen Alp ÖZBALCI

Bakırköy Görüntüleme Merkezi - Bakırköy / İstanbul

{fcomment}

Kategori: M

Ersen Alp ÖZBALCI